ZİLYETLİĞE DAYALI TESCİL İSTİNAF DİLEKÇESİ
DAVALI :.......... ....................... (TC Kimlik No: .................) Adres: ........................................... VEKİLİ :Av. ......................... ................... (TC Kimlik No:…
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ DAİRESİNE
Sunulmak Üzere
……………… KADASTRO MAHKEMESİ
SAYIN HAKİMLİĞİ’NE
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN
DAVALI : | .......... ....................... (TC Kimlik No: .................) Adres: ........................................... |
VEKİLİ : | Av. ......................... ................... (TC Kimlik No:............................) Adres: .................................................. Tel:........................ Fax:........................ |
DAVACI : | ......................... .............................. Adres: ............................................ |
KONU : | ……… Kadastro Mahkemesinin …….. Esas- ……. Karar nolu, …….. tarihli kararı. |
TEBLİĞ TARİHİ : AÇIKLAMALAR : |
|
Dava konusu taşınmaz, müvekkilimin dedesi tarafından tapuları …… senesinde …..'tan satın alınmıştır. Daha sonra hibe yolu ile eşi ……... adına tescil edilmiş ve …….. de ……… yılında çocukları üzerine satış ile tescil ettirmiştir.
Yapılan keşiflerde …………… tapu kayıtları ile tespit tapularının taşınmazın sadece bir veya 2 hududunun dava konusu yere uyduğu mahalli bilirkişi tarafından beyan edilmiştir. Bu husus mahalli bilirkişinin görevi değildir. Aynı zamanda taşınmazın öteden beri davacının elinde olduğunu, bu yerin davacının babası tarafından da kullanıldığını beyan etmiştir. yeterli ve açıklayıcı olmaktan uzaktır. Ayrıca müvekkilin dedesinden kalma tapu kaydı da mevcuttur.
Zilyetlik maddi bir olay olduğu için; tanık, bilirkişi ve varsa diğer belgelerle (vergi kaydı vs.) ispatlanması gerekir. Zilyetliğe dayalı tescil davalarında tanık dinlenmeden, yerel bilirkişinin sözleri ile tescile karar verilemez.
Kararda tapu kaydında belirtilen hudutlara taşınmazın hudutlarının tam olarak uymadığı belirtilmektedir. Hudutların yıllar içinde iklimsel koşullarla değişikliğe uğrayabileceği göz ardı edilmemelidir. Mahkemenin tapu kaydına itibar edilemeyeceği yönündeki görüşü hatalıdır. Her iki keşifte de mahalli bilirkişi ve tanıklar ibraz edilen her iki tapunun da bu taşınmaza ait olduğunu ve hudutları ile birlikte açık ve seçik beyan etmişlerdir.
TALEP SONUCU : Yukarıda açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme tarafından verilen hükmün kaldırılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz.
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN
DAVALI VEKİLİ
Not: Bu örnek dilekçe genel bilgilendirme amaçlıdır; uyuşmazlığınıza özel uyarlanması için avukatınıza danışınız. Arşiv kaynağı: Kazancı Yasal Mevzuat Veri Bankası örnek dilekçe arşivi.
