DEVLET MEMURLUĞUNDAN ÇIKARMA İŞLEMİNİN İPTALİ İSTEMİ

DAVALI : …………………… Bakanlığı / Başkanlığı / Müdürlüğü / Kurumu

… İDARE MAHKEMESİNE

Yürütmemin Durdurulması Taleplidir.

DAVACI                   : …………………… (T.C. …………)

Adres: ……………………

VEKİLİ                     : Av. …………………… (T.C. …………)

Adres: ……………………

DAVALI                   : …………………… Bakanlığı / Başkanlığı / Müdürlüğü / Kurumu

Adres: ……………………

TEBLİĞ TARİHİ    : …/…/… (Dava konusu işlemin davacıya tebliğ tarihi veya üst makama başvuru varsa buna dair cevabın ilgiliye tebliğ tarihi belirtilir)

KONU                       : … Bakanlığı … Tesisleri İşletme Başkanlığı bünyesinde … koruma - güvenlik görevlisi olarak görev yapan müvekkilim davacının, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(f) maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin …/…/… tarihli ve … Sayılı işlemin iptali ile ödenmeyen maaşlarıyla diğer sosyal haklarının iadesine karar verilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR    :

1- Müvekkilim, …/…/… tarihinden beri … bünyesinde devlet memuru olarak görev yapmaktadır. …/…./… tarih ve … Sayılı İdari Soruşturma Raporu'na konu olayda müvekkilimin hiçbir kusuru bulunmadığından, anılan rapor gözetilerek müvekkilim hakkında tesis edilen memuriyetten çıkarma yolundaki ağır ve geri dönüşü olmayan yaptırımın iptaline karar verilmesi gerekmektedir. Hiçbir somut delil gösterilmeden, soyut iddialar üzerinden yapılan değerlendirmeler neticesinde uygulanan işlem nedeniyle müvekkilimin mahrum kaldığı tüm parasal hakların yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi için huzurdaki davanın açılması gereği hasıl olmuştur.

2- Müvekkilim, … ili … Bakanlığı … Tesisleri İşletme Başkanlığı bünyesinde silahsız güvenlik görevlisi olarak görev yaptığı, …/…/… … günü saat … sularında mutfak lavabosunda ellerini yıkamakta olan ve müvekkilim ile aynı birimde çalışan güvenlik görevlisi …'ye "ellerini burada değil de tuvalet lavabosunda yıkaması gerektiğini" söylemiş, bunun üzerine … ile aralarında tartışma çıkmıştır. Tartışma esnasında …, müvekkilim davacıya, "…ellerimi burada yıkayacağım, şerefsizlik yapma, emekli ol s...r git, yarın bütün işleri ve saat okumalarını sana kurdurtacağım, telefonla karı kız peşinde koşuyorsun..." demek suretiyle hakaret etmiştir. Bu hakarete ilişkin ifadeler, müvekkilimin, … hakkında aynı gün idareye vermiş olduğu şikayet dilekçesinde de belirtilmiştir. Şikayet dilekçesinden haberi olan …’nin, ertesi gün müvekkilime "... O dilekçedekileri sana yalatacam, şerefsizlik yapma s..r git emekli ol" demesi üzerine tekrar tartışma yaşanmıştır.

3- Soruşturma raporuna göre, kamera kayıtlarının izlenmesinden davacı müvekkilimin elindeki bardağı karşıya doğru fırlattığı fakat bardağın karşı tarafa isabet edip etmediğinin görülemediği, bardağın fırlatılma anında orada müvekkilim ve …'den başka kimsenin olmadığı, dolayısıyla bardağın isabet edip etmediğini olayın tarafları haricinde görenin de olmadığı, bardak fırlatıldıktan sonra tarafların kavgaya tutuştuğu, iki tarafın da birbirine vurduğu, bağrışmalar üzerine gelenlerin kavgayı ayırdığı, kavga ayrıldıktan sonra müvekkilimin eline bir şişe aldığı fakat bu şişeyi kırmadığı, sadece elinde tuttuğu, bu duruma ilişkin olarak ifade tutanağında "… mutfağa gidip bıçak almış, elinde bıçak vardı ben de bana saldırır diyerek elime şişeyi aldım fakat şişeyi kırmadım, şişeyle karşı tarafa saldırmadım..." şeklinde beyanda bulunduğu, kavganın tarafları haricinde olayın başlangıç anına şahitlik eden kimsenin bulunmadığı, sonrasında …'nin ve müvekkilimin kavgaya ilişkin rapor aldıkları ve birbirlerinden karşılıklı olarak şikayetçi oldukları anlaşılmaktadır.

4- Müvekkilimin şikayetine ilişkin … Cumhuriyet Başsavcılığı'nın … soruşturma numaralı dosyası üzerinden yapılan inceleme hiçbir surette değerlendirilmemiş, tanık olabilecek şahıslar veya müvekkilimin amirinin ifadeleri alınmamış, müvekkilimin memuriyetten çıkarılmasına dair işlem soyut gerekçeler üzerinden tesis edilmiştir.

4.1- 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin E bendi; “Devlet memurluğundan çıkarma : Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır.

Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak,

b) Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek,

c) Siyasi partiye girmek,

d) Özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek,

e) Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak,

f) Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak,

g) Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak,

h) Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak,

ı) Siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizlemek,

j) Yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak,

k) 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanuna aykırı fiilleri işlemek.

l) Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak.” şeklinde düzenlenmiştir. Müvekkile atılı eylemin yasada sayma usulü ile belirlenen tiplerden herhangi birine uyduğuna dair hiçbir somut delil bulunmamaktadır.

5- Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkilimin eyleminde kusurlu olduğu bir an için düşünülse dahi olayın gerçekleşme şekli dikkate alındığında haksız tahrik hükümlerinin de değerlendirilmesi disiplin hukukunun ve ceza hukukunun bir gereğidir. İdare Hukukunun kodifiye edilmemiş ve pek çok hukuki boşluğu barındıran yapısı gereği Memur Disiplin Hukuku'nda hukuki boşluk bulunan hallerde, başta Ceza Hukuku olmak üzere diğer hukuk dallarındaki mevzuat hükümleri İdare Hukukunun niteliğine uygun düştüğü ölçüde kıyasen uygulanmalıdır. Nitekim, "bir suç için bir ceza verilir ilkesi", "şüpheden sanık yararlanır ilkesi", "lehe olan kanunun uygulanması ilkesi" gibi Ceza Hukukuna ait olan ve Memur Disiplin Hukuku mevzuatında düzenlemesi bulunmayan müesseseler bakımından doktrin ve idari yargı, bu müesseselerin Memur Disiplin Hukuku bakımından da geçerli olduğunu benimsemiş ve bu müesseseler İdare Hukukunun niteliğine göre uygulana gelmiştir.

6- Memur Disiplin Hukuku uygulamasında haksız tahrik ve karşılıklı hakaret hallerinin söz konusu olduğu durumlarda, olayın özelliğine göre faile daha hafif bir ceza verilmesi veya hiç ceza verilmemesi hususlarının cezayı verecek olan idare tarafından değerlendirilmesi ve bu değerlendirme sonucuna göre işlem tesis edilmesi İdare Hukuku'nun niteliğine uygun düşecektir. Ancak davalı idarece böyle bir değerlendirme yapılmaksızın geri dönüşü olmayan bir şekilde devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmiştir.

7- …/…/… tarihinde kavga olayının bir gün öncesinde müvekkilim ile … arasında yaşanan tartışma sırasındaki hakaret içeren bir kısım ifadenin tanık ifadelerinde de belirtildiği, müvekkilimin aynı gün idareye bu konuda şikayet dilekçesi verdiği sabittir. Kavga olayının karşı tarafı …'nin İşletme Müdürünün amcasının oğlu olduğu, soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan güvenlik görevlisi diğer personelin ifadelerinde müdürün ayrımcılık yaptığını, …'nin hakkında çok sayıda tutanak olmasına rağmen işlem yapılmadığını, başka personellerle de sıkıntı yaşadığını belirttikleri görülmüştür. Soruşturma dosyası ile birlikte müvekkil ile tartışma yaşayan …’nin iş yeri kayıtları incelendiğinde bu hususlar açıklığa kavuşacaktır. Dava konusu işlem, müvekkilimin ve tartıştığı diğer personelin kişiliği gözetilerek hakkaniyete aykırı bir cezalandırma amaçlanarak gerçekleştirilmiş olup usul ve yasaya aykırıdır.

8- Müvekkilim davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonunda verilecek cezanın, müvekkilimin işlediği iddia edilen eylemin haksız tahrikle gerçekleştiği hususu göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeden verilen disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

…

YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEBİMİZ HAKKINDA:

…

Müvekkil adına davalı idarece tesis edilen işlem yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle açıkça hukuka aykırı olup işlemin uygulanması halinde müvekkilim, telafisi güç zararlara uğrayacaktır. İptalini istediğimiz işlemle ilgili olarak, esas hakkında bir karar verilinceye kadar, 2577 sayılı Kanun’un 27/2 maddesi uyarınca yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep etmemiz gerekmiştir.

HUKUKİ SEBEPLER        : 657 S.K. m.125; 2577 S.K. m.27 ve sair ilgili mevzuat hükümleri.

DELİLLER                          : …/…/… tarihli … Hastanesi Sağlık Raporu, …/…/… tarihli Uzman Görüşü, Müvekkilin Davalı Belediye Nezdinde Yaptığı …/…/… ve …/…/… Tarihli Başvurular, Başvurunun Reddine Dair …/…/… tarih ve … sayılı İdare İşlemi, Keşif ve Bilirkişi İncelemesi ve sair her türlü yasal delil.

TALEP SONUCU                : Arz ettiğimiz nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davanın KABULÜ ile, müvekkilimin devlet memurluğundan çıkarılmasına dair …/…/… tarih ve … sayılı işlemin İPTALİNE, hukuka aykırı işlem nedeniyle müvekkilimin uğradığı parasal kayıpların yasal faizi ile birlikte TAZMİNİNE, açıkça hukuka aykırı olan işlem nedeniyle müvekkilimin telafisi imkansız zararlara uğraması söz konusu olduğundan öncelikle işlemin YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA, yargılama harç ve masrafları ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla vekâleten arz ve talep ederim. …/…/…

Davacı Vekili

Av. … …

Not: Bu örnek dilekçe genel bilgilendirme amaçlıdır; uyuşmazlığınıza özel uyarlanması için avukatınıza danışınız. Arşiv kaynağı: Kazancı Yasal Mevzuat Veri Bankası örnek dilekçe arşivi.

İDARE alanında diğer örnekler